SORUNLU ÇOCUK

Herkesin, her çocuğun kendi iç dünyasında oluşan fırtınaları, açan çiçekleri, fısıldayan kuşları, kelebekleri, sorunlu anları vardır. Bu ister bir çocuk olsun,ister ergen bir birey, olgun yada yaşlı bir kişi , ne olursa olsun yaşı kaç olursa olsun, bu yadsınamaz bir gerçektir.

Bebeklikten itibaren düşünün!!! Daha konuşamazken onun hayal dünyası var aslında; korkuları -ağlatan, mutluluğu- o muhteşem kahkahaları attıran . Büyüdükçe gelişen bir hayal dünyası bu.

Çocuğunuzla oynayın
Mutlu Bebek

Bir çocuğun oyunundaki kahramanlarıyla, hayatını bağdaştırması yaşının gereğidir. Hatta bazen o oyunu hayatına yerleştirmesi sonucu kendini zora sokacağı durumlarda gelişebiliyor. Oyunundaki kahramanlarla savaşıyor, yarışıyor, onlarla birlikte okula gidip arkadaşlarıyla kavga ediyor, ailesiyle çatışıyor. Bir çocuğun küçük bir hareketi bile kafasında kurgulayarak devasa boyuta getirebileceği bir gerçektir. Bundan dolayıdır ki aslında hırçın değildir çocuklar. Kurdukları hayalleriyle yaşadıklarıyla kendilerini bir oyunun içine sokmaktadırlar. Misal bir çocuk düşünün ; aile içinde sürekli hır-gür, geçimsizlik, yüksek sesle kavgalar, azarlanan anne, azarlanan ve her hareketinde eleştirilen bir çocuk. Yok mu etrafınızda tanıdığınız böyle çocuk . Benim çok var. Aslında kıyamadığım, içinde yaşadıklarından dolayı birçok şeyi çözemeyen ve çözemediği için dışavurumu kreşte, okulda, sokakta arkadaşlarına karşı agresif, depresif, sürekli kavga etmeye meyilli, huzursuz bir şekilde lanse eden mutsuz çocuklar!!! Bu çocuklar aslında sorunları çözemedikleri için, içlerinde kopan fırtınaları dışarıya, öğretmenlerine, ailesine, belkide kendine bile anlatamadıkları için yaşıyor bunları. Bir çocuğa sırf arkadaşlarıyla kavga ettiği için, yapma- etme – dur- sus-cezalısın demekle, aslında ona eğitim verilmediğini anlamamız lazım. Çocuklarımızın çözemediği içinde o fırtınaları koparan, kendisi olmaktan çıkaran , ebeveynlerine ” aslında böyle bir çocuk değildi , ne olduğunu anlayamıyorum bir türlü ” dedirten o sorunun çözülmesinde yardımcı olmamız lazım ki kişilik gelişimleri sekteye uğramasın. Sağlam kişilikli bireyler, ancak sağlıklı bir ortamda yetişen, gerçekten sevgi ile büyüyen, bir birey olduğunun kabul edilmesiyle yetişen bireyler olur. Çocuğunuzun sağlıklı bir ortamda yetişmesini sağlamak istiyorsanız , öncelikle kendi psikolojinize eğilmeniz gerekiyor. Mutlu anne baba mutlu çocuk demektir . Öncelikle aile terapistlerine gidebilirsiniz. Bu konuda artık sağlık bakanlığı da destek vermeye başladı. Çocuğunuz ile güzel ve aktif vakit geçirebileceğiniz çok faydalı oyunlar var. Örneğin onun duygu durum gelişimi için kendiniz bir macera yolculuğu oyunu hazırlayın. Nasıl mı çok basit. Büyükçe bir mukavvaya bir yol çizin , en dolambaçlı olanından. Daha sonra renkli keçeli kalemler ile üzerine çeşitli engeller çizin . Örneğin düşünme kayası, kaydırak bataklığı, bekleme parkı gibi. Sonra duygu durum kartları hazırlayın . Renkli kağıtların üzerine çeşitli sorular yazın. “Arkadaşın elindeki oyuncağı sen oynarken istiyor ne yaparsın?” ” Öğretmenin istemediğini söylediğin halde yerini değiştirdi? Yada kardeşin sen izlerken gelip kanalı değiştirdi ne yaparsın?” gibi gibi sorular. Bu kartları alabilmek için mukavvada bazı yerlere 😞😊😱 gibi ifadeler ekle . Bazı yerlere de aktivasyon saati yazın. Aktivasyonla ilgili de kartlar hazırlayın . Kartlara örneğin; kapıya kadar tek ayak üzerinde sek sek git ya da diğer bir karta bir elinle kafana hafifçe vur diğer elinle karnını sıvazla gibi bilindik fakat eğlenceli aktivasyonları yazabilirsiniz. Çok eğleneceğinize emin olun . Bir adette zar . Hepsi bu… Zarı atarak oyuna başlayın ve her geldiğiniz yerde yapmanız gerekeni sırayla yapın. Hem çocuğunuzla aktif zaman geçirmiş olacaksınız hemde onun duygu durum değişikliğini ileriki günlerde farkedeceksiniz. Bu oyunlardan sadece birisi. Bunun gibi çok çeşitli oyunlar var onun gelişimine fayda sağlayacak. Lütfen çocuğunuzla , televizyondan, telefondan uzak zamanlar geçirin. Okula gidenler için beraber okuma saatleri yapın . Çok değil kısa zamanlar fakat aktif zamanlar. İnanın ki kendine güveni gelecek, çevresiyle iletişimi değişecek. Ben oğlumla üç maymunu oynarım mesela. Onun bazı durumlarda yapılanları görmemesi, duymaması gerektiğini anlatmaya çalışıyorum ona. Çünkü çocuklar bazen gerçekten çok acımasız olabiliyorlar. Karşısındaki arkadaşını inciteceğini düşünmüyor . Bu gibi durumlarda kendinden eminse üç maymun devreye giriyor. Dön arkanı git diyorum. Görme o kişiyi, duyma… İşe de yarıyor çoğunlukla. Deneyin çeşitli yollar deneyin. Bu çocuklar bizim.

Ve unutmayın !!!!! Mutlu anne baba mutlu çocuk, sağlıklı bir birey demektir….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir